sarı kurdale TAK TAKISTIR SUBAT AYI YAZI - Hulyanın hobileri - Blogcu

Hulyanın hobileri

17/2/2007 - ATKI VE BERE

Kategori: YAZI

 

Bugünde size bir ay önce yaptığım atkı ve beremi sunuyorum kışın takarım diyordum ama malesef bu sene havalar bir türlü soğumadığından dolayı kullanamadım.Yapılışı çok kolay örgü bilen arkadaşlar örneği hemen çıkaracaklardır. Ama merek eden olursada yorum bıraksın hemen anlatayım.

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/2/2007 - SEVGİLİLER GÜNÜ

Kategori: YAZI

Sevgililer Günü'nün Öyküsü

Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.

 

EVLİLİĞİ YASAKLADI
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.

Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.

GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar;
- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
- "Evet, herbirini."
Julia;
- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."

14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ
İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.

Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.

Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.

 

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/2/2007 - MİMLENDİM VE MİMLİYORUM

Kategori: YAZI

 

 Sevgili arkadaşlarım Alpnur , Nilayak , e1y3( Aliye ) beni mimlemişler böylece bende mimlenenler arasına katılmış oldum ama malum rahatsızlığımdan dolayı yazamadım. Şimdi 5 maddede kendimi tanıtıyorum.

 

      1- Resimde görülenler eşim ve ben oluyoruz.

      2- 1978 Orhangazi/ Bursa doğumluyum, 6 aylık evliyim

      3- Uludağ ünv. Gıda teknolojisini bitirdikten sonra Anadolu ünv. İşletme bölümünü bitirdim.

      4- Kendimden bahsetmeyi hiç beceremem sadece sabırsız ve inatçı biri olduğumu söyleyebilirim.

      5- Takı uğraşını 1 senedir yapıyorum bu konuda bir kursa gitmediğim için hala acemilik aşamasını geçemedim. Ama her türlü elişiyle uğraşmayı seviyorum. Çünkü boş oturmaktan hoşlanmıyorum.

 

     Umarım kendimi tanıtmayı başarabilmişimdir. Şimdi sıra benim mimlediklerime geldi. Bende kızmazsalar gulsevincehobi , beyzaca, turkuaz70 arkadaşlarımı mimliyorum.

Yorum (17) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/1/2007 - HOŞGELDİN 2007

Kategori: YAZI

MERHABA ARKADAŞLAR 1 HAFTALIK AYRILIKTAN SONRA  YİNE ARANIZDAYIM. GİTMEDEN ÖNCE GERÇİ MAZERETİMİ BELİRTMİŞTİM. YOKLUĞUMDA ÖNCELİKLE BENİ ZİYARET EDİP YALNIZ BIRAKMAYAN ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM VE HERKESİN  YENİ YILINI VE GEÇMİŞ KURBAN BAYRAMINI KUTLUYORUM. BİLİYORSUNUZ Kİ ARALIK AYI ETKİNLİĞİMİZ İÇİN SON GÜNLER 6-7 OCAK YANİ BU CUMARTESİ VE PAZAR VİTRİN GÜNLERİMİZ VAR HENÜZ PROJESİNİ YAYINLAMAMIŞ ARKADAŞLARIMIZA HATIRLATMAK İSTEDİM. BİRDE BLOGUNDA PROJESİNİ YAYINLAYIP DA PROJE DİYE BELİRTİLMEMİŞ OLAN TAKILARINIZ VARSA LÜTFEN BİLDİRİN. BİLİYORSUNUZ 1 HAFTADIR YOKTUM VE SİZLERİ ZİYARET EDEMEDİM. ZATEN SEVGİLİ 143 SAYESİNDE ETKİNLİK İÇİN ARTI BİR PERFORMANS SARFETMİYORUM. TEŞEKKÜRLER DOĞA'CIM ( 143 )

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/12/2006 - ARALIK TAK TAKIŞTIR PROJESİ

Kategori: YAZI

TAK TAKIŞTIR PROJESİNİN ARALIK AYI EV SAHİPLİĞİNİ ALFABETİK SIRAYI TAKİP ETMESİNDEN DOLAYI SEVGİLİ 143 BENİ UYGUN GÖRMÜŞ. BENDE BU GÖREVİ SEVE SEVE KABUL ETTİM. GERÇİ HERŞEYİ 143 YAPIYOR BANA DÜŞEN SADECE YAYINLAMAK. 143 BLOĞUNDA GEREKLİ AÇIKLAMALARI YAPIYOR BENDE  EV SAHİBESİ OLARAK BİRKEZ DAHA  SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. BELİRLEDİĞİM RENKLER PEMBE VE LİLA ( FAVORİ RENKLERİM). BANNER'I YİNE 143 BLOĞUNDA VERİYOR. KATILMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR ORADAN ALABİLİRLER.SORMAK İSTEDİĞİNİZ ŞEYLER OLURSA BANA VEYA 143 ARKADAŞIMIZA SORABİLİRSİNİZ. BİRDE ARAMIZA YENİ KATILACAK ARKADAŞLAR OLURSA LÜTFEN BİZE BİLDİRİNİZ. HERKESE KOLAY GELSİN. GÜZEL PAYLAŞIMLAR DİLEĞİYLE.

Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/11/2006 - MERHABA

Kategori: YAZI

BİR HAFTALIK AYRILIKTAN SONRA BENİ ZİYARET EDEN TÜM ARKADAŞLARA MERHABA DEMEK İSTİYORUM. SİZDEN UZAK KALIŞIMIM BİRSÜRÜ NEDENİ VAR. ÖNCE EŞİMİN KUZENİ EVLENDİ, ARKASINDAN ÇOK YAKIN BİR ARKADAŞIM NİŞANLANDI VE SON OLARAK KARDEŞİMİ DÜN AKŞAM ASKERE GÖNDERDİK. BU YÜZDEN OLDUKÇA YOĞUN SEVİNÇ VE HÜZÜNÜ YAŞADIĞIM BİR HAFTA GEÇİRDİM. BURADAN TÜM ASKERLERE HAYIRLI TESKERELER DİLİYORUM. AİLELERİNEDE ALLAH KAVUŞTURSUN DİYORUM.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2006 - SENİ UNUTMAYACAĞIZ

Kategori: YAZI

ATATÜRK'E GÖRE ATATÜRK


   İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!

***

   Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.

***

   Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.

***

   Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle dönüyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.

***

   Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.

Devamı için http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/anasayfa.htm tıklayınız.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/10/2006 - CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Kategori: YAZI

10. YIL NUTKU

   Türk Milleti;
Kurtuluş savaşına başladığımızın onbeşinci yılındayız. Bugün,
Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramıdır.
Kutlu olsun.  

Yurtdaşlarım,
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye
Cumhuriyetidir. Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil; asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve
kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sa’natları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktır.

 

Bugün, aynı inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir
bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük
millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha
tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük
medeni vasfı ile, atinin yüksek medeniyet ufkunda, yeni bir güneş gibi doğacaktır.

   Türk Milleti;
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı, gönülden dilerim.

   Ne mutlu Türküm diyene.!

                                                                                              M. KEMAL ATATÜRK

                                                                                                    29 EKİM 1933

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/10/2006 -

Kategori: YAZI

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/10/2006 - KADİR GECESİ

Kategori: YAZI

 

En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'1-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:
"
Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
"
O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

El işi, takı tasarımı Yemek tarifleri v.s

Kategoriler

Arkadaşlarım

janjanli
AYŞEN YILDIZ
kartopum
gelincikler
sacita
melissa2
didarvural
goznuru
cicibisiiy
hurulayn
ekin69
elvanglbeycan1983
hobilerimveben
serinmavi
didems
fivefebruary
yumak
143
nazar nazarlik
hakimegenc
beyzaca
hamaratresmis
takibahcem
nilayak
hayaldunyam
dmiray
nelboncuk
turuncudunya
yesimcetaki
eminedantelorgu
edaca
beyhancayir
turkuaz70
mehtapcaisler
takicikiz
kuzeydenizi
enar
janset177
halenze
zehraaydin
saraylim
hadiorelim
handworks
nurcan vanlıoğlu
burcudaruga
knitting
almulaca
neslinur78
gulsevincehobi
hobilendik
mymaster
sohret1
orguhazinem
mersintakimerkezi
mutfaktayim
gulserenoten
beydabeyda
demetezgisu
gokkusaginakis
asis
dostboncuk
ikincibahar34
candansayfa
leziz
ceride
yemekbulteni
mugeninoltasii
ahsude
kubrayada
bebeksagligi
healthcare
makyajteknikleri
orgubulteni
argira
angel125

Arkadaşlarımın bannerlari

JANSET